Pen Academic Publishing   |  ISSN: 2602-4802   |  e-ISSN: 2602-4500

Volume 2 Issue 2 (June 2018)

Türkiye'de Döviz Kurunda Meydana Gelen Değişmelerin Dış Ticarete Etkisi

Hasan Alp Özel & Erdoğan Öztürk

pp. 83 - 93   |  DOI: 10.29329/ijiasos.2018.149.1   |  Manu. Number: MANU-1808-03-0001

Abstract

Döviz kurunda meydana gelen değişmelerin dış ticarete etkisi ekonomi literatüründe önemli bir tartışma konusunu oluşturmaktadır. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ekonomik büyümelerini sağlaya bilmek için bir yandan önemli ölçüde ithalata bağımlıyken, diğer yandan da bu ithalatı gerçekleştirebilmek için önemli ölçüde de dövize ihtiyaç duymaktadırlar. Bu çalışmada dövizde meydana gelen değişmelerin Türkiye’nin dış ticaretine olan etkisi incelenmiştir. Çalışmada modele dahil edilen değişkenler arasında çift yönlü bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca çalışma sonucuna göre, döviz kurundaki artış sonucunda ihracattaki artış miktarı ithalattaki azalış miktarından fazladır.

Keywords: Döviz Kuru, Dış Ticaret, Nedensellik

Dünya Bankası'nın İdeolojik Kökenlerinin Soğuk Savaş Dönemi Başlangıcında Türkiye'ye Yansımaları: 6326 Sayılı Petrol Kanunu

Özlem Küçük

pp. 94 - 122   |  DOI: 10.29329/ijiasos.2018.149.2   |  Manu. Number: MANU-1806-11-0003.R1

Abstract

Esas amacı,uluslar arası sermayenin önündeki engelleri kaldırmak ve yabancı yatırımları teşvik etmek olan Dünya Bankası’nın tarihsel süreçte kuruluş felsefesini oluşturan unsurları anlayabilmek için Birleşik Amerika’nın Açık Kaçınılmaz Yazgı (Manifest Destiny) anlayışını, Açık Kapı (Open Door Policy) politikasını ve misyonerlik faaliyetlerini, Woodrow Wilson’ın kurucusu olduğu Milletler Cemiyeti’ni, Wilson Prensipleri’nin  2 ve 3. Maddelerini incelemek gerekir.  1913 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçilen, Woodrow Wilson, 1918’de, tüm dünyaya, “kalıcı barış, demokrasi, özgürlük, insan hakları, serbest piyasa ekonomisi, ulusların kendi kaderini belirleme hakkı ve hukukun üstünlüğüne dayalı” yeni bir uluslar arası sistem vadediyordu. 1914 yılında başlayan komünizm-kapitalizm savaşında, Wilson, Lenin’in Barış Kararnamesi karşısında Wilson Prensipleri’ni açıkladı. “Wilson Prensipleri” ile Birleşik Amerika Başkanı Wilson’ın ilan ettiği 14 nokta da “eşit rekabet koşulları” ile ticaret engellerinin kaldırıldığı bir ekonomik sistem öngörülüyordu. O dönem Amerika, “eşit rekabet koşulları” ile Birleşik Krallığının sahip olduğu dış pazarlara ve hammadde kaynaklarına ulaşmadaki rekabet üstünlüğünün kalkmasını ve Amerika’ya eşit koşulların sağlanmasını istiyordu. Böylece, İkinci Dünya Savaşı sürerken A.B.D ekonomik, sosyal ve siyasal bir uluslararası yapılanmayı da yukarıda belirtilen politikaların uzantısı şeklinde planlamıştır. Birleşik Amerika’nın öncülüğünde Birleşmiş Milletler sistemi kurulmuş , Dünya Bankası ve IMF gibi uluslar arası finans kuruluşları, dünya ekonomisinde piyasa kurallarının işlemesini sağlayacak amaç ve hedeflerle donatılmışlardı.  Böylelikle, Amerikan sermayesinin önündeki tüm engellerin aşılmasında ve gelişmekte olan ülkelerin hammadde kaynaklarına ve pazarlarına ulaşılmasında Dünya Bankası görevlendirilmiştir. Nitekim, Dünya Bankası’nın ideolojik yapısı, 1950’li yıllarda Türkiye için hazırlanan Barker Raporu’nda belirginleşiyordu. Demokrat Parti hükümeti Barker Raporu  doğrultusunda, “Petrol Kanunu” ve “Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu”nu çıkarmış,  böylece, Türkiye’nin İvedili Sanayi Kalkınma Planı dönüşürken,  Pazar ekonomisine dayalı bir ekonomik yapının mihenk taşları atılıyordu.

Keywords: Dünya Bankası, Barker Raporu, Açık Kapı Politikası, Petrol Kanunu

MENA (Middle East North Africa) Bölgesi Arap Toplumlarında Sosyal Politika Uygulamalarına Bakış

Ekrem Bulut

pp. 123 - 133   |  DOI: 10.29329/ijiasos.2018.149.3   |  Manu. Number: MANU-1808-25-0001

Abstract

Bu çalışmada MENA(Middle East and North Africa) bölgesinde yer alan Arap ülkelerindeki sosyal politika uygulamaları genel olarak değerlendirilerek literatür taraması ile incelenmiştir. MENA Bölgesi ülkeleri özellikle doğal kaynaklar açısından zengin ve ekonomileri bu doğal kaynaklardan elde ettikleri gelire dayalı ülkeler olarak öne çıkmaktadır. Ancak gerek sosyal,gerek kültürel ve gerekse de siyasi yapıları nedeniyle sosyal politika uygulamaları açısından oldukça geri kalmış durumdadırlar.

Keywords: MENA, Sosyal politika,Refah